mine vaganti
" hep başkalarının istediğini yaparsan hayat yaşanmaya değmez " iş yerinde geçirilmiş bir ayın performansından sinema bileti kazanma hazzını ilk kez yaşadım. hangisine gitsem içsesleriyle mücadele etmeme, bir hafta önce titanların savaşına giderek diğer seçeneği arkadaş tavsiyesiyle elemem sebebiyle gerek kalmadı. lafı titanlara getirmişken gitmeyi düşünenler varsa gözlükleri takmadan daha rahat ve daha renkli izleyebilirler; yalana ve pavlovun köpeği olmaya gerek yok.. oldum oradan biliyorum. neyse bocalamadan filmimize dönelim: okumaya gitmiş iki kardeşin sahip oldukları makarna fabrikasının başına geçmek için geri dönmeleriyle başlıyor her şey. kardeşlerin fabrikayı ilk ziyaretlerinde küçük olanın itiraflarıyla abiyle beraber (beklenen)şaşkın bir duruma düşülse de, asıl şaşkınlık aile yemeği sırasında büyük kardeşin açıklamasıyla gerçekleşiyor. ve bu sefer yalnızca çevre-aile baskısı sebebiyle değil, sadece birkaç dakika geç kaldığı için, herşeyi göze alması...