Kayıtlar

tiyatro etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kahraman Zabıtalar Oyun Sahnesinde !

Hiç uzatmadan, karalayıp kaçıyorum; "Ahh eski zamanlar. 7-8 lira verip devlet tiyatrolarına gider. O dizilerde, filmlerde gördüğümüz oyuncuların birbirinden kaliteli oyunlarını izlerdik." diyeceğiz yakında, çok az kaldı. Neden diyeceğiz peki? Şehir tiyatrolarının artık "belediye bürokratlarınca" kontrol edilmesi mevzusu bugün artık her gazetede, blog'da yazılıp çiziliyor. Devlet sahnesi özgürlüğün, rahatın simgesi bütün oyuncular için. Kar amacı gütmeden akıllarındaki senaryoları yazar çizer oynardı bu adamlar. Nasıl bakkal çırağından eczacı kalfası olmazsa, belediye görevlisinden de sanat yönetmeni olmaz. Bu kadar basit. E tabi bu duruma hemen gelinmedi. Destekçi gazetelerin ve yavşak köşe yazarlarının, Türk sinemasında ve tiyatrosunda bulunan cinsel öğeleri cımbızla çekerek, pireyi deve yapmalarıyla imkan verildi bu duruma. Devletin artık daha aile ve kültür içerikli filmlere destek vereceğini açıklaması, nasıl destek bekleyen ufak çaplı sinema projelerine ...

profesyonel

Resim
ne yalan söyleyeyim kod adı kongo dan sonra ilaç gibi, birebir geldi bünyeye. az uyku çok iş periyodunda sırılsıklam ıslanışımı da, uykusuzluğumu da bir kenara koydurdu, çıkışta sabaha kadar çalışacak olsam da bir an bile pişmanlığı hissetmedim bünyede. 4 kişilik kadrosuna rağmen aslında iki kişilik dev bir kadrodan ibaret oyuncuları; emekli polis luca bülent emin yarar ve teodore yetkin dikinciler. "birgün tandığınız bir adam, bütün geçmişinizi değiştirebilir mi? benim kadar şanslıysanız evet!" diye başlıyor söze tea. 40 yaşına kadar sadece 2 kitabı yayınlanmış bir yayınevi müdürüyken önünde önce 4 adet ismini bile bilmediği kitabını, ardından bütün geçmişini; babasının hediye ettiği saatten, oyuncak köpeğine ve hatta annesinin gönderdiği ve hiç okuyamadığı mektupları dahil  önünde buluveriyor. kendisini  yirmi yıla yakın süredir gizlice her nefesinde takip etmiş bir polis memuruyla iki saate yakın, komik ve kahkahalar eşliğinde başlayan görüşmeleri, giderek özlemle, hüsran...