Kayıtlar

musoski etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Boş Koltuk

Bu akşam hafif bir hüzün var bende. Ağabeylerini uzak diyarlara yollayan ufak kardeşin hüznü diyelim. Her eve geldiğimde, her birini salonun farklı bir köşesinde görür, tek tek yanlarına gider sarılırdım. Artık o alıştığımız köşelerinizi boş yada başkalarının varlığı ile görmek aynı tadı vermeyecek, üçünüzün de. Çok yakında aynı kervanda buluşmak üzere. Sizi seven bütün "ajanlarınız", "bajçeleriniz", "başkanlarınız" adına. Ömür.

ÖZLEDİĞİMİZ DERBİ

Resim
Biraz geç oldu ama yazmak   şimdiye nasipmiş Aslında öncesinide yazmak lazım gelirdi lakin olmadı.Yıllardır böyle güzel bir futbol atmosferi için beklemekteydik.Biz’de Gö?tepe’de. Ne de olsa biz onlarsız,onlar bizsiz olamıyor...    Hiç bir galibiyet Gö?tepe galibiyetinden daha kıymetli olamaz.Ha şimdi bazı arkadaşlar ''ulan birbirinizle didişmekten sürünüyosunuz Bank Asya’da v.s'' diyebilir.Ne mutlu bize ki bizim açımızdan sürünme falan yok.Mücadelemize onurlu bir şekilde  devam ediyoruz.Gönlümüz elbetteki Süper Ligte.Ama bu amaç için ne olmadık insanlara  100 yıllık tarihimizi satarız ne de ışıklı panolar için kırmızı çizgilerimizden vazgeçeriz.Bu kadar girişten sonra gelelim 29.01.2012’ye.Taraf biri olarak maçı,tribünü ne kadar objektif anlatırım bilemiyorum J Benim için maç 10-15 gün öncesinden başlamıştı.İş yerinden haftalık izinleri ayarlama,kardeşim Hacı ile görüşüp maç biletini ayarlama ilk önceliklerdi.Bunlar tamamlanır tamamlanmaz uçak bil...

Balkan Yolcusu

Resim
**** Bu yazı yazılalı mailim yalan söylemiyorsa yaklaşık 14 ay falan olmuş !!! Fakat o sıralar nedense sadece kayıt altına alınmış ve şimdi dinlediğim bir şarkı üzerine sen Dino Merlin'i nereden tanıyorsun diye soran sevgili kardeşim Kadrija Bahar Musoski'ye ithaf edilerek ortaya çıkarılmış akabinde tefrika edilmiştir. Balkan yolcusu ; Balkanlara yaptığım ilk yolculuk benim lise yıllarımda Goran Bregovic dinlemeye başladığımda olmuştur. Tabii o zamanlara denk gelen Kusturica filmleri ve defalarca izlenilen o meşhur ederlezi ağıtı ile aaa bu nasıl bir duygu diyeli nereden baksan 11-12 yıl olmuş. Lise delikanlısı olarak o zamanlar tabii balkan müziklerinden ziyade Pop,R&B , Rock şarkılarından oluşan winamp playlistlerin ve çantamda hep yedek pili ile dolaştırdığım Cd-Player içeriğinde genelde bu cdlerden oluşması müzik ufkumun genişlemesini engelledi tabii. Gelişmesine katkıyı balkan filmlerinde doğan gruplar , direkt yüreğime etki eden sevdalinkalar ve elbette adı ne zaman a...

bir baba hindi

Resim
Karşıyaka çarşıya o veya bu şekilde yolu düşen herkes bir şekilde kendisiyle denk gelmiştir.Kendisini görünce tanımayanlar ürperir bir adım geri durur,garip gelir insanlara.Ama o onu tanıyan bizler için içten bir tebessümdür Mustafa abi.Kimlikte yer alan bilgileri ise ; Mustafa Abdullah BAYKARA yada nam-ı diğer Bir Baba Hindi Mustafa... -Bir baba hindi. -hey alllaaaağhhhhh -Gö?tepe ye bindi(o hindi hep Gö?tepe ye biniyor J ) -hey allaaaağğhhh Kaf-Kaf-Kaf Sin-Sin-Sin Kaf-Sin-Kaf-Sin-Kaf Alsancak’ta açık tribününde,Atatürk’te kapalıda KSK Arena’da pota arkasında yeri her daim hazırdır.Maç başlar Mustafa abi atkısı boynunda(yaz-kış farketmez) Kaf-Kaf çekmek dışında pek fazla ahaliye iştirak etmeden maçını izler.İzler demek aslında yanlış bir tanımlamadır kendisi için, resmen maçı YAŞAR.O çimler üzerinde basılan her adımı yaşar,her atakta yüreği coşar.İç saha deplasman farketmez Karşıyaka neredeyse Mustafa abi de oradadır.Hayatı Karşıyaka’dır ...

geçmişli zaman

tarih; 30 mart 2008 kişiler; ben,erdem(siyah akordeon),enis(gitar),furkan(üzgün çocuk),suzan(kameraman)otepanka özge(siyah saçlı kız),nana(balkondan bakan yaşlı kadın) yer;bizim evin bahçesi eski bir hatıra oldu şimdi kayıttaki görüntüler.ne artık yüzümde o güzelim sakallarım var,ne evimizin bahçesi kaldı.istanbula yerleşip işe girdikten sonra 3 günden fazla sakal bırakamıyorum.bahçenin olduğu yerde şimdi 5 katlı bir apartman ailem artık o apartmanın 1.katında oturuyor.Özge almanya da,Suzan istanbul da öğretmenlik yapıyor,Erdem müziği bıraktı aşçı oldu..Enis askerden yeni geldi kafayı resetlemeye çalışıyor.Furkan pınar dan tamamen ayrıldı ordaki gibi artık üzgün günler yaşamıyor ve nana. o bilinmeyene gitti,geri gelemiyor belki bi yerleden bizi izliyor(izliyosan,duyuyosan; te sakam be nana). bazı filmlerin sonunda böyle anlatımlar olur ya ondan etkilendim sanırım.artık ne kuzenlerle ne de dostlarla böyle ortam yapamıyoruz büyüdük mü ne ? çok eski de zamanlardan bir anı değil ama içimde...

doğum günün kutlu olsun domovina

Resim
saat itibari ile dün yugoslavya sosyalist federatif halk cumhuriyetinin kuruluş yıldönümüydü.artık ne adı kaldı nede sanal alemde .yu uzantısı.1943 ten iç savaşın başladığı 1991 e kadar kimileri için büyük katliamlar için hazırlık dönemi,ben ve benim gibi yugonostaljikler için ise tıpkı od vardara pa do triglava şarkısındaki gibi balkanların ortasında mutlu,gururlu insanların cennetiydi.sadece hatıralarla anılıyor ve o hatıralar ile sessiz kutlamalar yapılıyor.coğrafi yada siyasi haritalarda olmayan,sanal alemde bile resmen bitmiş o ülkenin insanları(eski kafalılarda deniyor bize) içlerinde bugünü kutlayarak acılara kendimizce sünger çekmeye çalışıyoruz bir umutla bratstvo i jedinstvo(kardeşlik ve birlik) ülküsünü tekrar şiar etmeye gayret ediyoruz.aslına gayret değil temenni,arzu,dua.... dünyada kaç ülke vardır ki kardeşlerin akıttığı kan içinde boğulsun? sreçan danrepublike jugoslavija(doğum günün kutlu olsun yugoslavya)

kahveye dair

Resim
Adı Türk kahvesi de olsa bu güzelim içeceğe Balkanlarda Türkiye deki ile kıyaslanamayacak anlamlar ve kimlikler verilir.Bir ritüel dir kahve içmek.Sade içilir herşeyden önce ha ben şekerli isterim dersen ya yanına kondurulmuş lokum ile idare edeceksin yada kesme şekeri ağzının içinde kahve yudumuyle beraber eriteceksin.Kırtlama yapacaksın kısaca.Birde kim olduğunu açığa vuran bir şeydir o yüzden içerkende,ikramda bulunurkende çok dikkat edeceksin.Es kaza kırkyıl hatır kalmasını beklerken kırk satırlık yarıklada karşılaşabilirsin aman dikkat.Boşnak ı ,Makedon u,Türk ü,Sırp ı aynı kahveyi farklı farklı sunar ve içer.Bir Boşnak ın evine gittiğinde kahve sana tek pişirimlik cezve içinde bakır işlemeli bir tepsi üzerinde gelir.Kahve gözünün önünde cezveden kulpsuz fincana dökülür,yanında da muhakkak lokum olur ve o kahve fincanı beş parmak kaplayacak şekilde içilir...neden mi ? e boşnaklar müslümandır ve islamın şartı 5 tir.Asla bir Boşnak evinde kulplu fincanda kahve iç(e)mezsiniz ama bi...

Makedon Türkçesi

Resim
bayram ziyaretleriyle aram hiç bir zamandan olmadı.ne gitmeyi sevdim nede geleni(dostlar hariç).her bayram aile içi bayramlaşma ve nana(ananem) ziyaretlerinden sonra biten bayramlarım oldu. lakin istanbul da bu bayram da gidecek aile büyüğü ve gelecek aile küçüğümüz olmadığı için üzüntü duymadım dersem kendimi kandırırım. bayramın 3.günü tetovalı(kalkandelen) şiptar(arnavut) dostlarımın gelişi bu hüznü yıkmaya yetti de arttı. torbeş evine bayrama gelmiş bu düşman kardeşlerimle başladığımız şekersiz kahveli sohbetlerde en keyiflisi canım Türkçemizin ata topraklarımızda yaşadığı evrim üzerine geyiklerdi. bizlerin aileleri Türkçeyi göç ettikten sonra öğrendikleri için en fazla ''ö,ü'' gibi harf telafuzlarında garipleşirken, makedonyadaki Türklerin kendi aralarında yaşattıkları Türkçe gerçekten başka bir dil olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte. bu durumu en iyi gözlemleyebileceğiniz yerler tabiki de Makedonyada Türkçe yayın yapan yerel radyolar. Türkiyeye dair herşey...

off...

Resim
çok sıkılıyorum bu aralar.(sanki başka aralar hiç sıkılmıyorum da!)klasik depresif dönemlerim baş göstermeye başladı.bir uzaklara gitmek geliyor geri gelmemecesine ama...nafile...bitsin de gideyim havasında başladığım mesailerim gün içinde günlük haber,yazı, mazı okumakla belli bir saate kadar idare etmemi sağlıyor.herşeye şikayetim herşeye isyanım var.sorsalar nedir derdin? anlatacak üç kelimem yok.gidince sanki herşey mutluluk getirecek yanılgısıyla bu sıkıntılar içimi boğuyor diye de düşünmüyor değilim.canım heran herşeye sıkabiliyor.hatta tam da şu an hissettiklerimi ifade edememem bile offf çektiriyor...ruhuma 2 günlük off versem sonra yeniden ready olur mu ?

72

Resim
Bugün 10 Kasım 2010 . Aslında fazla çene çalmaya da gerek yok hani. Musoski kardeşimizin anlattığı bir hikaye vardı, Yılmaz Özdil'in köşesinde buldum onu bugün. Sade ve basitti, fazla söze gerek yoktu.. Ekim 2007, İzmir. Alsancak’ın en meşhur dövmecisi Köprüaltı’na gençten biri girer, kolunu sıyırır, dirseğine doğru Mustafa Kemal’in imzası vardır, bir bankada çalıştığını, bu dövme yüzünden işten atılmakla tehdit edildiğini anlatır, tırsmıştır, ekmek parası filan diye ağlar, “ silin ” der. * Hep söylerim, ekmek parası diye ağlayanın maaşını, tavuk gibi buğdayla ödeyeceksin! * Adeta bomba düşer dövmeci dükkânına... “Bu gördüğün eller Atatürk’ü yazar, Atatürk’ü silmez” deyip, kapı dışarı ederler. Ve, internet sitelerinden alenen duyururlar: “Ey ahali, madem öyle işte böyle, bugünden itibaren burada, Atatürk’ün imzası bedava! ” * İlk kim, nerede yazdırdı bilmiyorum ama, Atatürk imzasının furya haline gelmesinin miladı, bu olaydır. * Bir ödlek geri adım attı... On ...

mi se stozi za nana

Resim
mesai ye başlamadan,bitişini hayal ederken sigara-kahve-muhabbet üçlemesinde(son zamanların baba-oğul-kutsal ruhu gibi bi şey oldu benim için) ananeli ve babanneli çocukluk geçmişine gittiğimizde kaçınılmaz olarak nanamı(anane) ve bababayı(dede) anmamak tabi ki olmazdı.sonuç ? tabi ki melankoli...5 li 6 lı yaşların yaz günlerinde almancı kuzenlerin gelişiyle çıplak ayakla ma(h)allede yakalamaç oynadığımız zamanlara gidiyo ilk anım. tükenmez enerjinin koşmaktan arada s.o.s verdiği dakikalarda elinde salçalı ekmekle enerji takviyesi yapan parmaklarının ilk boğumları her daim kınalı nana. hiç üşenmeden hazırlardı ekmekleri,sıkılmadan beklerdi yorulup eve giriş saatlerimizi.izmir de göçmen evlerinin karakteristik özelliği evlerin bodrum katının olması.işte nana'm da bodrum un kraliçesiydi çünkü o bodrumlar eski eşya saklama odası değil mutfak ve memleket işi böreklerin yapıldığı yerdi.trt1 tekel olduğu günlerde pazar günleri saat :12:00 da klasik müzik saatlerinde eve ...

kalbim nerde kaldı ?

Resim
kahve mi almış, yanına da sigara mı sarmaya çalışırken çok uzaklardan bir ses bir şarkının sözlerini kulağıma fısıldamaya başladı...... ''cigaramı sardım karşı sahile'' tıpkı şarkının devam sözleri gibi;'' yaktım ucuna acıları''....sonra aklıma dostlar geldi; ''sevgimi attım dostlar coştu, bir ağıt yaktı kadere..... sonra hayali bir kadeh aldım elime'' kadehimi vurdum KARŞIYAKA ya çarşı da hergele meydanında, bostanlıda sahilde Efeler şerefe kalktı''.... ''kalbim ege de kaldı''... sadece egede değil tabi, hayale kilit vurulmuyor ne de olsa. sonra diğer elimde silivovica yı kaldırdım çooook uzaklardan bu sefer İgman dağından 101 ler şehitliğinden çedomir domuz ve yanında yatan partizanlar kalktı kimi ziveli(jiveli), kimi na zdravje dedi. dedim ya hayale kilit vurulmuyor bir 2.dünya savaşına gittim bi 9 eylül İzmir in kurtuluşuna sonra bi baktım kordondayım. karşıya bakıyorum hani karşı yaka dan gidince karşıyakayı...

bugün benim doğum günüm

Resim
doğduğu güne lanet edenlerden biri olarak.güne oflaya puflaya başlamıştım.kafamda sürekli esma redzepova nın ''zaşto sime majko rodila'' şarkısı fink atıyodu.her yıl olduğu gibi bu yılda şarkının sadece başını beyin dilime plesenk etmiş haldeydim(aslında hala öyleyim). hatta bu yazının başlığıda zaşto sime majko rodila olmalıydı ama iş yerimde karşılaştığım doğum günü kutlaması yüzümde tatlı gülümsemeler ve kızarıklıklar oluşturdu. bi anda iyi doğdun kadri ve hediye paketi alınca kendimi mahcubiyet derinliklerinde buldum. herkese ayrı ayrı ne kadar teşekkür etsem yine de yeterli olmaz. dedim ya ben doğduğu güne lanet edenlerdenim.sevmem böyle günleri,ters köşe ettin beni backup. bugünün aksiyonlarında F olan ben oldum. hepinizi çok seviyorum arkadaşlar.hele çıban başı senle ayrı görüşecez ;) anladın sen onu bajçe...

jugonostalzija (yugonostaljiya)

Resim
çocukluğumda ''orda bir köy var uzakta,gitmesekte görmesekte o köy bizim köyümüzdür'' şarkısının bana o köyün, o yerin neresi olduğunun anlamını barıdıran bir ülkeydi yugoslavya. dedemin partizan olmasından mı, yoksa göçtüğümüz köyün yugoslavya komünist partisinin (bu arada köyün tamamı müslümandır ve gayette dini bütün insanlardır) makedonyadaki karargahlarından biri olmasından mıdır bilmem ama gidip görmeden içimde derin özlemlere hep gark etmiştir beni yugoslavya. ne kadar uzak olsam da hep benden bir parça olduğunu sayışım bundan olsa gerek. 91den sonra yugoslav olmaktan makedon olmaya afilli geçenlerden olamadım. hala da geçememekteyim. sanırım 93 tü, sarajevo pazar yeri katliamında allahtan uzaklaşmıştım. sonra 94te srebrenicada bıraktım allahı. imanı bıraktığım topraklarda devletin ismini bırakamamakta ayrı bir ucubelik. uzun lafı kısası yugoslavya ütopya ydı. olmadı...

taraftar ???

Resim
dün gece süper lig tarihinin unutulmazlarından biri daha yaşandı. karşıyaka olarak düşmanımız Bursa 5.büyük olarak lig tarihimize adını yazdırdı. Tebrik etmemek olmaz. Başardıkları az cuz bi şey değil ve gösterdikleri çok önemli bir detay daha vardı bana kalırsa taraftar nasıl olunur. Şampiyon olduğunu sanıp sahaya futbolcularını omuzlara almak isteyenler gerçekle yüzleşince stadlarını yakmaya meylettiler. Taraftar ve taraftar...türkiye de gerçek taraftar olan kaç takım var ? 3 ?-5 ?...anca o kadardır...futbol tutkusunu forma aşkıyla harmanlayanlar bu lige anlam veren,tad katanlardır ve ne yazık ki kendilerini türkiye nin en büyüklerinden olduğunu söyleyen malum takım taraftarları bugünlerini unutup önümüzdeki sene yine en büyük sevdalı olduklarını varsayacaktır. Taraftar olmak sevilmek için sevmemektir aga, taraftar olmak kolpa dostlarınla iyi günde kadeh kaldırmak değil, delikanlı düşmanının kuytu karanlık köşelerden geri dönüşünü beklemektir. arkana para yı alıp cadde de gezi yapıp ...

şehrin karşı yakası

Resim
Eski bir Kudüs yeminiyle sevdik biz seni. Git ve kaybet. Senin yolunda gelmek bile çok güzel. Aşkı kanıtlamak istercesine sınama bizi. Biz kazanmak için bir kere bile yola düşmedik. Biz bu armayı öyle çok sevdik ki, aşkımızla dünyaları yarattık ve yıktık. Yağmurlar önce bizi ıslattı. Yanaklarımız şahittir. Senin için ağlamayan tek bir aşığın yok be Karşıyakam. Bunu bilen de anlayanda yok zaten. Senin adın geçtiğinde yaşam değişir. Sen bir gel de, onbinler yollara düşer. Hiçbir zaman vazgeçmeyenlerin sevdasısın sen. Git İstanbul’a. Sen neredeysen vatan orasıdır bize Karşıyakam. Şanlı arman neredeyse aşıklarının cenneti orasıdır. Git arkandan gelelim. Bu bile muhteşem bir senaryo değil mi? Kazanırsan, yıkarız İstanbul’u, yeniden kurmak zorunda kalırlar. Kaybedersen ne fark eder ki, bir yeni anı daha ekleriz gönlümüzün hatıra defterine. Karşıyaka. Bu büyülü ve muhteşem isim. Karşıyaka. Son Karşıyakalı yaşadığı sürece sana yalnızlık yok. K a r ş ı y a k a --musoskiye selam olsun-- kafsink...

bolje biti pijan nego star

Resim
" sarhoş olmak yaşlı olmaktan iyidir ..." yugoslavya da faşizmin hortladığı 80'lerin başında smrt faşizmu -faşizme ölüm- albümünün sahibi plavi orkestar ın en sevdiğim şarkısının nakaratıdır bu sözler. bakıldığında yaşlılığı küçümseyen bir anlam gibi durabilir ama işin esası o değil; eski sevgiliye duyulan özlemin kadehlerde avuntu bulma çabasının açıklamasıdır. ey yarim seni düşünüp saçlarımı ağartmak yerine, sarhoş olup unutmayı yeğliyorum demektir. Havaların bahara döndüğü şu zaman diliminde depresif halimin başlangıcından mıdır nedir, düştü aklıma şarkının sözleri. yoksa içmeye bahane yaratma çabamın dışa vurumu mudur depresifliğim ? Cevap her ne ise içecem arkadaş bugün, içecem çünkü gerçekten de hayatı düşünüp saç ağartmak yerine içip unutmak daha iyi.. .

ne sadece bir semt,ne de cumhuriyet karşıyaka bize büyüklerimizden kalan en manidar emanet

Resim
izmirin tam karşısı karşı yakasıdır.35.5: bir çok insan sorar neden 35.5. tarihi araştırmalardan bugüne kadar bir sonuç çıkmamıştır.ama bildiğim o ki bu kadar avm lerin olmadığı geçmiş yıllarda biz karşıyakalıların bayram alış verişine gittiğimiz yer izmirdi. biz karşıyakalıydık, karşıyakadaydık, izmir ise bize göre karşısıydı, yani demem o ki aramızda kocaman bir denizin olduğu 2 ayrı karşı. hala daha iki yakanın bir araya gelemediği bir şehirin kuzey tarafı . Sadece taraftar olmakla kalmayanların mekanıdır karşıyaka; yeri gelir mitinglere anamızı alır gideriz, yeri gelir nevizadede bitmeyen tayyeap aşkımızı dillendiririz.(oooooooo bir manitam olsaaaaaaaaaaa ampulü patlak olsa adı da tayyeap olsa bi ............laik olsa:) ankara,  sakaryada melih gökçek aşkımız depreşir. hergeledir taraftarımız, ama sözünün de eridir. söz vermiştir atasına cumhuriyete sahip çıkacağız diye, o yüzdendir ksk arenada polisle kapışması. çünkü o cumhuriyetin kolluk kuvveti polis almamıştır ATAM RAHA...

cevad prekazi nerdesin ?

Resim
çocukluğumun en büyük ikonu baş tacı cevad prekazi... benim için hala daha var olan yugoslavya nın en yoksun yerlerinden birinde dünya ya gelmiş. Bizler onu Galatasaray a geldiği 85 yılllarında tanımaya başladık. Çocuktum ufacıktım,top oynadım acıktım zamanlarında bu çiroz memleketlim beni solak olmaya özendirdi ama ne fayda...hala daha sadece yürümeye yarıyor zavallı sol ayağım. gs nin o unutulmaz zaferlerinde hep en değerli futbolcularından biriydi. Şortun altına tayt giymesiyle futbolcular arasında moda da çığır açtı. Bileklerine kadar inen tozluklarıyla da az insanı kendine özendirmedi.Ne genç beyinler onun gibi süslü tozluklar giyme derdinde kaval kemiklerinde şişlik yaşadı. 8 numaralı formaların yok sattığı o dönemlerde herkes Prekazi havasındaydı hele ki solaklar...Ama Prekazi günümüz şovşak topçuları gibi sadece ikon değildi. Formanın hakkını sonuna kadar veren o dönemdeki diğer futbolcular gibiydi. Yıldızı Partizan da parladı., Gs nin Avrupa da ses getirdiği dönemlerde zirv...