Türkiye Milli Takımı’na yakınlık duymuyorum. Ne yapayım, içimden gelmiyor. Hem de başta Nihat Kahveci olmak üzere kardeşim gibi sevdiğim birçok futbolcu takımda oynarken. Çünkü İsviçre maçından bu yana milli takım sevmediğim bir kültürü temsil ediyor... (Ayrıca, reklamlarda şişirilen ‘büyüğüz’, ‘müthişiz’ hamasetinden de gına geldi... İ. Mansız’ı sindirememeiş, ehlileştirmeye çalışmış bir kültürden neyleyim sıradanın amansızlığını...” Saldırganlığın ve kibrin yanı sıra özeleştiriden korkan bir kültür bu. Dün sahaya kaptan olarak,La Liga takımlarından Villarreal’de forma giyen Nihat Kahveci çıktı. Bu jest zamanında kaptanı Emre Belözoğlu olan bir takım için olumlu bir adım. Kültür sorunlarını çarşamba yazıma bırakıp, şu ‘geceyarısı maçı’na, kırmızı ve beyaz formalı iki takımın karşılaşması olarak bakayım... İspanya’da Iniesta yok diye neredeyse bayram yapacaktık. Oysa bu takım Avrupa şampiyonu olurken orta sahadaki üç adam çıkıyor, yerine üç adam giriyor, hiçbir şey değişmiyordu. Dün ge...