Kayıtlar

yetmez (nokta)

Resim

Hayaller, Kırıklıklar, Şehir....

Resim
Zor geçen bir haftadan sonra haftasonum biraz daha keyifli olabilir belki diye düşünürken; Cuma akşamı öyle olmayacağını anlayarak eve geldim. Bütün bir yıl boyunca arkasında durarak savunduğum ve güvendiğim birkaç kişinin aslında güvenilmez olduklarını anlamam biraz travma etkisi yaratmadı değil. Üstünede birkaç kişi birden ben sana demiştim dediğinde aptallığımı tescillemiş oldum aslında. Tüm bu hissedilenlerle birlikte kendimi uykuya bırakmaya çalıştım ama olmadı. Bütün bir Cumartesi ve Pazar gününün bu saatine kadar kendimi bir boşluğa bıraktım. Hiçbişey düşünmek istemedim. Ne yapacağımı, nasıl davranmam gerektiğini, bilmiyorum. Aslında hiçbişey yapmak istemediğime karar verdim sanırım. Ne olacaksa olsun demek ve hiçbişey düşünmek istemiyorum galiba. Geçen bir yılı sürekli kontrollü davranmaya, sakin olmaya, tüm yapılanlara göz yummaya çalışarak geçirdiğimden sanırım, şu an bu satırları yazarken yapmam gerekenin hiçbişey yapmamak olduğuna artık kesinlikle eminim. Tüm bunları ya...

daddy cool

güzel adama güzel şarkı! içimden geldi.

..

Resim
galibiyetle mağlubiyet arasındaki ince kırmızı çizgi .. bu akşamki 3 puanı istemek mi daha beşiktaşlı yapar, isterken boğazın düğümlenmesi mi? bir maçtan alınan 3 puanla, yeni bir aya yeni bir umutla uyanabilmek arasındayım!

borç kapandı!

Resim
Demirören, “ verdiğim parayı geri alacağım.. Bu para benim çocuklarımın parası ” diyor...Demirören, seçilmezse parasını ertesi günü istiyor... Seçilsin ya da seçilmesin kimin kime borcu var noktasında anlaşamayacağımıza göre... Demirören bu paraları nasıl harcadı? Futbolcu alırken... O zaman... Tabata: 8 milyon Euro: 11.2 milyon dolar Zapatocny: 4.5 milyon Euro: 6.3 milyon dolar Delgado: 7.7 milyon dolar Schildenfeld: 2 milyon Euro: 2.8 milyon dolar Toplam 28 milyon dolar eder... Bonservisleriyle Demirören alsın bu 4 futbolcuyu... İster evinin bahçesinde çocuklarıyla oynatsın, ister satsın... 40-28=12 milyon dolar kalıyor geriye... Sayesinde Del Bosque ’ye ödenen para da 12 milyon dolar... Hesap kapanmış olur ... nilay yılmaz / 28 Ocak Perşembe 2010  @ milliyet

Şakir ECZACIBAŞI'nın Ardından...

Resim
Söyleyecek çok da fazla bişey yok ardından... Kültüre, sanata ve İstanbul'a bu kadar gönülden bağlı bir kişi daha var mıdır ya da İKSV artık eski İKSV olabilecekmidir bilinmez. Ama iyiki onun yaşadığı bir İstanbul da genç olabilmiş ve festival nedir nasıl olur öğrenmişim. Kişisel tarihim için büyük kayıp ve üzüntü nedenidir. Başımız sağolsun...

Bir Larry Brown Klasiği

Resim
Takımızında herşey kötü gidiyor.. Bir türlü maç kazanamıyorsunuz. Kadro istikrarınız yok. Maç kaybetmek en büyük alışkanlığınız olmus ve play-off'un ucundan bile geçmiyorsunuz.. ! Böyle bir durumdayken en önemli kurtuluş reçetelerinden biri olsa gerek Larry.. Indiana - Philadelphia - Detroit ve şimdi Charlotte.. Başına geçtiği takımlara özellikle Detroit ve Charlotte olmak üzere ligin en iyi savunmasını yaptırmasıyla yepyeni kimlikler kazandırdı. Detroit efsanesi anlatmaya pek gerek yok. Nitekim Larry Brown'un gelmesi ile başlayıp, 2004 sampiyonlugu ile tavan yapıp Larry Brown gittikten sonra çökmeye başlayan Detroit Pistons'ı yaratan adamdı. Şimdi ise en önemli özellikleri savunma yapmak olmayan oyuncular ile ligin en iyi savunma takımını yaratıı. Yani Charlotte Bobcats 'i.. Raymond Felton, Stephen Jackson, Gerald Wallace, Boris Diaw ve şu sıralara sakat olan Tyson Chandler.. Larry Brown da bu oyuncuların profiline baktığında bol skor üretemeyeceklerini anlamış olsa g...