Kayıtlar

ege den sabah selamı

Resim
sabahın vakti ege nin tuzlu denizinden gelen nefis koku ve martıların çınlaması ile karşıyaka samimiyetinden doğan bir isteğin yansımasıdır bu alaturka şarkı. ege den sevgiler ve selamlar. dinleyin sabah vakti ege nin tuzunu içinize çekin.

tugay ,şenol güneş,sami yen e veda

Resim
dün akşam bir galatasaray taraftarı ve ali sami yen tozunu yaşayan bir genç olarak duygulanmamam ve bunun üzerine bir iki kelam etmemem mümkün değildi ve şimdi onun niyeti ile yazımı yazıyorum. aslında yazıyı kafamda oluştururken tugay ve gözyaşları başlığı oluştu fakat daha sonrasında tugay aklıma gelmişken futbol geçmişi ve şenol güneş bağlantısı kurdum, şenol güneş deyince de güzel futbol terimleri aklıma geldi falan bakalım hepsini makul bir akıcılıkla ifade edebilecek miyim ? 1996 yılında ilk defa ali sami yen ile tanıştım ben. 13 yaşında ergenlik süresine adım atmış bir çocuk olarak galatasaray aşkım aslında samsunspor mağlubiyeti ile hiç de güzel başlamamıştı ama olsun problem değil ali samiy yen ile tanışmıştık nihayetinde. daha sonraları şampiyonlar ligi maçları,lig maçları,kupa maçları,derbiler falan filan derken bir çok defa o mabette maçlarımı izledim. ben yeni açık gediklisiydim ki zaten öğrenci halimle de orada maç izlemek yakışırdı bana. hagi yüzünden üst kattan alt kata...

BEN DOLDURUR BEN İÇERİM GÜNAH BENİM KİME NE

Resim
duydum ki kardeşim körfeze karşı efespilsen in klüp olarak kapatılmasını protesto ediyormuş.Yakışır kardeşime. Bilki o güzelim kordelio 'nda her balkonda sana eşlik eden kadehler var. Ne mutlu sana ki yüzüne abuk abuk bakmayan adamların diyarında şişe yi yada sarhoşluğunu saklamadan içebiliyorsun.arada bir kadeh te bizim için kaldır beraber aynı masayı yeniden paylaşana kadar...

ohh ghosts always watching

müzik anlamında yeni keşifler yapmak çok keyifli. özellikle balkan tadında bir lezzet bırakıyorsa bende defalarca dinlemekten,sıkılmadan dinlemekten alamıyorum kendimi. bu şarkı da aslında twitter da alakasız bir yerde karşılaştığım oi va voi grubunun en acayip şarkısı. every time ile tanıştım bu grupla , sonrasında foggy day dedim vayy diye tepkiler vermeye başlarken , balkanik ile tanıştım ama en acayip şarkısını en son tanıdım. şarkının adı gypsy , ama yok böyle bi şey. bu şarkıyı dinleyipte yerinde durabilen varsa kesin ya kulağı duymuyordur ya da huysuz şirindir. başka ihtimal olamaz bu şarkıda hoplamamak , zıplamamak için. şarkı sözleri de acayip ; oo see them watching diye başlayan nakaratta ghosts always watching diye çığırırken şişeleri havaya zıplatmak,atlamak,hoplamak çok acayip oluyor. ha bir de çingene doğmam gerekiğini anlatan bir ifade daha var; climb the stairs where you are from , there is a room at the top of the heart of the ghetto where the gypsy's been and gon...

Orta

Resim
Hayatın hep bir dengesi vardır. Bu dengeye “orta” derler sanırım. Hani bir “şeyin” hepsine sahip olamazsınız ama aslında hiç yok da değildir, biraz da olsa mevcuttur. Hayatı hep ortalarda yaşamak zorundayızdır. Ne çok mutlusundur, ne de mutsuz bir insansındır. Üst seviyelerde başarılı bir insan değilsindir ama başarısız hiç değilsindir. E haliyle çok paran da yoktur ama cüzdanın da boş değildir aslında. “ben özgürüm, kanatlanacağım” dersin ama birisi tutar ayağından. Ne göktesindir, ne yerde.. Orta halli insanlarız bizler. Amacımız suya sabuna dokunmadan yaşamak. Her ileri bir adımın bir ilerisi de var olduğundan, bulunduğumuz çukurdan daha derine gömmemeye çalışırız kendimizi, nefes alabildiğimiz yerdeyiz en azından deriz. Trafikteki dolmuş bile orta şeritten gider, işe giderken koridorda ortadan yürürsün, kahve ile şekeri eşitlersin, ne kahvesi fazla olsun ne şekeri az olsun.. “orta” olmanın bu kadar “ortak” olduğu bir şehirde kendimize sanırsam “normal” diyebiliriz ama sokaktak...

uzun

Resim
geceler de günler de. uzun ve yorgun, ardı arkası kesilmeyen yoğun çalışma günlerinin götürdüklerinden biri oldu mecram benim için. bırak tek satır yazmayı, klavyede herhangi bir tuşa basmaya katlanamadığım akşamlar geçiriyorum. tak, tıkla ve izle, daha izlemeye başlarken uyumaya başlayacağımın garantisi altındayım hem de. 5 günde 1 film bitirebildiğim günlerde, gom playerda önceki gün nerede kaldığımı bulabiliyor olmak bile ayrı bir sevinç.  şimdi tek düşüncem yeni bir yılın yine yeniden anlamsız telaşı. saat 00:00 da yine bir cnbc-e klasiği victoria's secret'la, sultan ahmetten maslak'a uzanan manzaramla avrupa yakasının ışıklarına karşı "zuum" olmak. keşke teknoloji özürlü olmasam da, şu çek-yayınla telefonlardan birini kullanabilip manzaramı da ekleyebilseydim posta. aşağıdaki arkadaşa da gönderimizi başlıkla yapalım:) 

Kısa

Resim
Özlem duyuyorsun birşeylere. Birşeyler canını sıkıyor, daraltıyor.. “Yeter!” diyorsun , yetmiyor. Kaçıyorsun bazen ama sonunda hala orda olduğunu biliyorsun. “Yakaladım” derken balık suya geri düşüyor.. En çok da neyi özlediğini bilememek fenaymış. Bir boşluk var içinde, hissediyorsun, nedendir dolmuyor ama. Kararmış sanki dünya, gündüzler çok kısa. Herşeye kızıyorsun. Ota boka yaramaz şeyleri kafaya takıyorsun. Arada bir sorgulamayı bırakıp unutuyorsun, hafif bir gülümseme yayılmışken yüzüne, seni bozan bazen telefondaki tanımadığın ses bile olabiliyor. Sonra kafayı çevirip bildik yüzlere bakarsın, hepsi aynıdır. Az önce görmediğin sestir onlar. Çantan hazır değil ama bir yolculuk telaşı var. Keşke içine o güzel insanları da doldurup gidebilsem diyorsun. Ama gelmiyorlar seninle.. Eğer bu isyansa, tez zamanda kendi kellemi kesmeliyim buna son vermek için..