Kayıtlar

kızlar için ofsayt dersi

Resim
Kızlar sizin için üşenmedik ofsaytı anlattık :)  Şöyle ki : Mango'ya girdiğini düşün. Yanında bir arkadaşın var. O kişi seninle a...ynı takımda yer alıyor. Karşı takımda da sevmediğin kızlar var. Lakin Mango öylesine kalabalık, öylesine kalabalık ki anlatamam. Sende takım arkadaşınla beraber bir bluzu beğendin. Karşı takımdaki sevmediğin kişilerde aynı bluzu beğendiler. Ama siz bu bahsedilen bluzu onlardan daha önce kaptınız.Kasanın kale olduğunu düşünelim. Karşı takımdaki kızlar da kasaya ulaşmamanız için savunma yapıyorlar ve kasanın önünde dikilmiş bekliyorlar. Senin de şöyle bir planın var. Takım arkadaşına diyorsun ki; "Sen kasanın arka tarafına geç, ben sana bluzu atayım, ödemeyi yap ve bluzu alalım." Arkadaşın kasanın arkasına yani kızların arka tarafına geçiyor ve sen bluzu ona fırlatıyorsun. Bu durumda ofsayta düşersiniz. He ama böyle yapmazsanız, sevmediğin o kızlarla yüzyüze, tartışarak, çirkefleşerek aralarından sıyrılıp kasaya ulaşır, ödemeyi y...

tanrılar çıldırmış olmalı

Resim
dubai için söylenecek tek söz budur. bir similasyon oyunu düşünün,bellli bir bütçeniz olur ve oyuna başladıktan bir süre sonra eğer doğru yoldaysanız geliriniz artar. işte dubai de bunun gibi hatta bu oyunun hilelisi. bazen oyun dergilerinde bilgiler olur ctrl+m dediğinizde paranız devamlı artar...çünkü kralın mal varlığı burada böyledir. insanoğlunun yapabileceği herşey yapılmış. dubai 1971 de sadece çöldü. okyanus var bir tarafında ve şehrin %80 i çölmüş(büyük ihtimalle okyanustan uzak taraflar)bu çölün üzerine düzenli olarak sokaklar caddeler binalar dikilmiş. ama dikilen gökdelenlerin hepsi birbirinden farklı mimariye sahip .emirates mall(avm) içinde kar pisti var inanabiliyormusunuz.çölün üzerine önce avm yapılmış ve onun da içine kar pisti. bazen insanlar piramitlerin hala sırrı olduğunu, yapılamayıcağını çünkü onu uzaylıların yaptığını düşünürler.ilk piramitin yapımı günümüzden 4000 yıl öncesine dayanıyor. bu süre içinde mimaride insanlığın geldiği aşama burj el khalifa dir.82...

atlıkarınca dan kaybedenler kulübüne

bir vatandaş olarak yasak algım devletin dediği ile paralel muhtemelen. bugün don kişot ile konuşmasaydım bloguma bile giremeyecektim , kendisi uyardı da sağolsun ben de bir iki kelam birşeyler paylaşabilecek fırsat buldum en azından. istanbul semalarında seyreldiğim şu bir kaç gündür elbette gündelik hayattan ve şehir değişikliği tecrübelerinden çıkarıp ortaya laak diye koyacağım dersler,çıkarmışlıklar,heyecanlar olabilir ama benim bu seferki yazı hakkım 2 adet türk filmi değerlendirmesi ve hayranlığı üzerine olsun. öncelikle şunu söyliyeyim bu kadınlarda var olan nejat işler hayranlığı bende de yavaştan var olmakta kendisini alıp bir italya turuna gidesim oralarda venedikte dolaşasım geliyor fakat bir anda gelip geçici bir istek ciddiye alınacak veya itiraf edilecek bir durum yok sonra rusya ya gideriz beraber diyip değiştiriyorum algımı zaten düşünsenize italya ya 2 erkek fena bir hayal olurdu zaten. kaybedenler kulübü için de seçilebilecek en doğru seçim kendisiymiş bunu da filmi ...

ALGI

Resim
Gece midir insanın üstünü kapatan? Yoksa insan mıdır tüm kederlerini geceye saklayan? Karanlık ile hüzün arasındaki bu sıkı bağ nedir, nereden gelmiştir kesin olarak bilmek mümkün değildir ama tahmin etmek o kadar da güç değildir. Gecenin karanlığıdır aslında insana cesaret veren içerisini dışarı çıkarmaya imkan veren. Gözün en az görebildiği mesafe kadar yakındır yalınlık bize, kalabalıktan kaçmaya çalıştıkça İstiklal’de insan seline kapılmaktır yalnızlık. Her yolun bir sonu vardır ama senin yolun asla bitmez, yürümekle yükümlüsündür, cezandır o senin. Ve insanoğlunun en eski icatlarından olan bir su eşlik eder sana bu yolda, içtikçe kanamaz ama bir o kadar da kendinden geçersin. Bir sebebi vardır gecenin sana belli özellikleri hatırlatmasının. Karanlığa sığındıkça yüzüne vurmaktır büyüklüğünü acıların ve bir o kadar da göstermektir sadece kalabalık içerisinde biri olduğunun. Neyse ki Hayyam’ın mirası elimizde, uyuyamayan, unutamayan insanların imdadına yetişmekte. Unutulmayanlar...

GELİYORUM

Az kaldı demek istiyorum ama pekte az gelmiyo düşününce, şimdi siz rahat bi şekilde az kaldı dersiniz : ) ŞAFAK 50

Yüksek Gerilim

Resim
Blogger’ı siyasetten uzak tutmak gerek, zaten kapalı kendisi kanunlarca. Ama bir kere kalemi kırılmış birine ikinci cezayı kessen ne olur ki? O zaman gelsin; Al işte yine aynısı oldu. Yine “barış” dediler, kelime manşetlere düşmeden bombalar düştü. Bu aralar çok Banu Avar okuduğumdan mıdır nedir bilmem ama bu “devrimlere” bakış açım daha geniş bir perspektif kazandı. Ben ilk defa bir ülkenin Cuma namazlarıyla devrildiğini gördüm. Önce wikileaks dediler, Tunus’a saldırdılar. Polis kalkanları indirdi, asker kışlasından çıkmadı, biri kendini yaktı (belki de delinin biriydi), vatandaş bakanlıkları yağmaladı hükümet kaçtı. Adını Yasemin koydular “devrimin”. Şimdi keyifleri yerinde, havalimanlarına günde kaç tane ABD uçağı iniyordur sayamam inanın ki. Sonra Tahrir Meydanı diye bir yer varmış Kahire’de, oranın varlığını keşfetti birileri. Haftalar boyunca insanlar orada yattı kalktı ve sonunda 25 yıllık Man Utd teknik direktörü Alex Fergusonun bile tüylerini ürperten olay gerçekleş...

gol @ntv

Resim
yeni gördüm daha, ersin gittikten sonra boşluğuna getirilen emek egeyle güntekinin yeni programı; eskilerden videolar, lig lig analizler vs. ama ikisinin arasındaki anlamsız uyuşmazlık, ya da emek egenin dünya kupasından kalma arkasında heyecanlı taraftar kitlesiyle bağıra bağıra ve heyecanlı konuşması devam etmesi göze batıyor. hele birkaç kere güntekinin sözünde araya girmesi yok mu fazla uzun sürmez bu birliktelik dedirten cinstendi. emek egenin birkaç haftada soğukkanlı ersin düzen sunumuna geçiş yapabileceği de pek beklediğim bir şey değil, o heyecanlı, o hızlı hızlı dökülen kelimeler ikilinin üçlüye dönmesiyle devam eder demedi demeyin. güntekinin canına tak ederse kendisine bir tavsiye; hikmet karamanı bir programda emekle baş başa bırak, daha sonra istediğin kıvamda bulursun hocam!