Kayıtlar

acının dayanılmaz ağırlığı

Resim
yaklaşık 1 ay önce bel ağrısı şikayeti ile gittiğim doktor amca nın yaptığı muayeneden bi sonuca varmaması sonucu istediği mr sonucunda bel fıtığı teşhisi ile karşı karşıya kaldım.Bu teşhisi kabul etmedim açıkçası nede olsa ne ayaklarımda hissizlik nede ağrı vardı.magnetic rezonans a güvenecem ulan kafası yaşarken geçtiğimiz c.tesi basit bir hapşırık sonrası sağ ayağım sürünür hale geldi.C.tesi den beri ayağım ardım sıra sürünüyor.Arkadaş bu ne boktan bi acıdır.Ha bu acı benim teşhisi kabulümü tabi ki değiştirmedi(inat konusunda arnavutların,tek rakibi torbeşlerdir)Sonuç, hala ayağım sürünüyor.Olsun c.tesi günü kalçada başlayan ağrı bu sabah ayak bileğine kadar indi bu süreçte değişmeyen tek şey acının niteliği ve benim duruma karşı gösterdiğim inad.Değişen tek şey midem ve kıçım.Midem bi yığın ağrı kesiciye maruz kalınca şaşaladı(gerekiz yere gurkluyor),kıçım ise iğne deliklerinden muzdarip.Kendimi hababam ''öldürmeyen acı gürbüzleştirir'' sözüyle sakinleştirirken aklı...
İhaneti Gördüm Değerli milletvekilleri, terörde 30.000-35.000 insanımız kaybedilmiştir. Maddi kayıp,dğrudan harcanan paralar ve dolasıyla kaybettiklerimizle beraber tahminen 200 milyar dolardır.200 milyar dolar 300 katrilyon Türk lirası eder ve bugüne kadar ölü veya sağ olarak ele geçirilmiş,bertaraf edilmiş,pasifize edilmiş pkk'lı sayısı 29.000-30.000 civarındadır. bu hesabı özellikle iyi dinlemenizi  istirham ediyorum. 30.000 pkk'lı ölü veya sağ bertaraf edilmiştir ve 300 kattrilyon harcanmıştır.1 pkk lının  bertaraf edilmesinin devlete maliyeti 10 trilyon Türk lirasıdır. 10 trilyon Türk lirasıyla 1 Pkk lı bertaraf edilmiştir. Hüseyin Çelik Akp Van Milletvekili,2011 kaynak: ihaneti Gördüm  Erdal Sarızeybek pozitif yayınları basım 2007 s:118 Şehit olan bir askerin değerini belirtecek bir miktar olamaz.En büyük hatamız, yeter artık,sabrımız taştı, bıçak kemiğe dayandı,artık dönüş yok dememizdir. bunların olması için 24  askerin hayatını kaybetmesi gerekmez.geri ...

bu da böyle bir anımdır işte

Evet tam hayatına dair yepyeni bir umuda doğru yolculuğa hazırlanırken ve birkaç saat sonra o hak ettiğin ama bir türlü nasip olmayan üniversite diplomasına kavuşma hayali ile mesai saatinin bitmesini kafamda kurarken işinden olmak ile surat düşük kafa kırık maddi olarak ne yapacağım sorgusu ile çıktım yaklaşık 850 kmlik tek yön yolculuğa. Ama bu yolculuk bana öğretti ki bu ülkede her bir kurum ne olursa olsun barındırdığı zihniyet ne bir sol tarafa ne de bir sağ tarafa yakın , Tamı tamına ikisini de delirtmek için yepyeni bir zihniyet oluşturulmak istense ahanda böyle bir şey ortaya çıkar. Ben üniversite hayatımda hak ettiğime inandığım fakat kağıt kokusunu alamadığım diploma için Türkiye’nin tam orta yerinde 3 gündür uğraş veriyorum. Af denilen olgu ile yeşeren umutlarımı tüketmek için ellerinden geleni ortaya koyan şerefsiz bir zihniyete karşı hakkımı savunuyorum. Düşünün bir üniversite sizi hak etmediğiniz ve yalancı şahit öğretim görevlileri yüzünden okuldan atsın sonra üniversit...

k.i.b. öptumss byeee

Bazen nefesin tıkanır yutkunmaya başladığında hangi kelimelerin nasıl bir anlam taşıdığını defalarca zihninde yormaya başlarsın. O kelimeler genelde hayır ben bunu hak etmedim , olamaz , bu yapılmamalıydı gibi klasik acizlik tepkileridir ki zaten kelimeleri boğazında düğümleyende biçaresizliğin ta kendisidir. Ben hayatım boyunca hep yargılayan bir tip olarak benimsenildim çevremde etrafımda. Ukala denildim , agresif denildim , çok bilmiş denildim ama hiçbir zaman ezen biri olarak anılmadım yanılmıyorsam. Bu özellik muhtemelen das kapital okuduğum zamanlardan hatıradır ama olsun en nihayetinde yaş erkende olsa geç de olsa kazanılmış özellik bir özelliktir. Bu cümlelerin hepsi 18:10 da Çarşamba günü yaşadığım ruh halimi tanımlayan cümlelerdi işte. Kapital ve güç , hak ettiğinin fazlasıyla insanlara değer yükleme ve efendi yapma halinin son kurbanı oldum , işimden oldum zaten ne diyebilirdimki daha fazla. Suçum bana ve benim nezdimde çalıştığım yere hakaret eden bir şizofrene cevap vermek...

ÖZET 2

SON DAKİKA.. Fenerbahçe başkani Aziz Yıldırım tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Fenerbahçe Uefa'ya açtığı davayı kazandı ve şampiyonlar ligine Trabzonspor'un yerine gidecek. Fenerbahçe'nin küme düşmesi söz konusu bile değil. Yazıklar olsun TFF ! (Alıntı) Fenerbahçe Uefa'dan tazminat alacak hatta, valla. Desem hiçbiriniz yemezsiniz. Yediyseniz de "zuhahaha" yani. Ey ahali Füze kalkanı kuruyorlarmış memlekete. Facebook'da herkes cayır cayır paylaşıyor. "Asıl hedef Türkiye, uyanın genşler, vatana sahip çıkın". 2011-2012 Eğitim Öğretim yılının başlaması ile yüksek lisansa veya açık öğretime başvurarak askerlikten kaçacak olan sap sayısının artışı, vatana sahip çıkma konusunda önemli ölçüde fikir vermektedir bizlere. Yüklendim siyasetten devam ediyorum. Bedelli Askerlik konusunda Bahçeli "Bedelli hani bilmiyom ama olabilir de ya, sonuçta üniversitelerde bi sürü ülkücü gencim var" tarzından sinyali çakmış hükümete. Bu haber pat...

ÖZET

Burayı arada bir ziyaret etmek gerekiyor. Yoksa herkesin bildiği bekowsky kendi kimliğinden sıyrılarak hiç birinizin tanımadığınız beko ’ya dönüşebiliyor. Ne me lazım, gündem bomba gibi zaten bazen ofisi polisler basacak üçümüzü beşimizi şike soruşturmasından alacaklar die korkuyorum. 2011 de bildiğin gözümüzün önünden akıp giderken bu sene de hiç bir şekilde ne kendi yararımıza ne de halkın yararına bir boka bulaşmadan geçip gitmiş oldu bizim için. Beynimizi soru işaretleriyle bırakan bir dünya gelişmeyle geçiştiren meydasından tut, Simav ’ı unutup Somali ye yelken açan Nihat Doğan’ına kadar her boku gördük. Uyarmadı demeyin bak söylüyorum 6 Kasım 2011’de kurban kesimlerinde kan gölüne dönecek sokakların ve sahibinden kaçarak erken kurban edilecek dana ferhat ’ların haberini şimdiden veriyorum. Kimse kusura bakmasın, hiç biriniz durduramazsınız beni bu gayrı ciddi yazıyı bitirmemden. Herkesin dilinin ucundaki şeyi ben de söylemek istiyorum. Kızlara ofsayt ı anlatmayı daha ...

sessizlikten doğan gözyaşı

insan böyle ruhsal vaziyetini ortaya sansürsüzce dökerken her şeye rağmen mutluluktan ve yaşama sevincinden bir parça ortaya koyuyor işte. ben 2 yazıdır bir taraftan kendim ile dalga geçerken , bir taraftan kendimden başlayarak genişlettiğim amatör bir psikanaliz yaparken hep ifade ettiğim şey nefes aldığım için mutluyum düşüncesi idi. Bu hayatta yaşadığım hemen hemen her günü hayyamın bana öğrettiği düsturla kendime ifade ettim ; "aldığın nefesi fırsat bil , ot değilsin ki her gün bitesin " evet ne yenilenenen felsefelere ne reenkarne edilmiş abukluklara ne de öyle 6-7 kez dünyaya gelip pürü pak olduğuna inanan bir buda felsefesine inancım oldu benim. Yaşadığım her gün kıymetliydi ve her gün nefes almak asıl içime işleyen şükürdü. Bugün seviyesiz halimle dalga geçerken kendilerini biçilmiş işinin başında ölen genç vatan koruyucularını görmek , kan kokusunun yükselerek arşa ulaştığı bir coğrafyada hala kan koklamaktan hoşlanan omurgasız varlıkların yapacaklarını düşünmemiştim...