Kayıtlar

öneri

Resim
An itibari ile twitter aleminden hatırlatılan bir film ve buna ait bitiş müziği. Tavsiye kısımlarından pek anlamam ama sinemayı seviyorum ben arkadaş diyen her yiğidin muhakkak bir kere olsun kafa yorması gereken bir film. Film yazısını yazmak benim açımdan zor , kapasitem elvermez ciddi anlamda. Fakat filmin bitiş müziği nasıl bir film izleyeceğinize dair hafif bir fikir bırakır nasılsa. Önce kulağın pasını silelim sonra sinemanın keyfini yaşarsınız.

can sıkıntısı

yarının gelişi bugünden bellidir diye bir söz vardı eğer yanlış hatırlamıyorsam ve bu önermeyi doğru kabul edersek ben yarın bittim saygıdeğer okur ahalisi. Muhtemelen bugün benim gibi yüz milyonlarca insan sinirlenmiş,kavga etmiş,bağırmış,çağırmış yine işini yapmaya,iletişim kurmaya,çayını kahvesini içmeye devam etmiştir. Önermeye dönersem bugün ettiğim kavgaya bakarak yarın muhtemelen toplucak dayak yenilen bir ortamın ortasında kalabilirim. Bugün fazlaca bağırdığımdan agresifce ona buna laf yetiştirdiğimden bu çıkarımları yapıyorum tabii yoksa şurada kahincilik oynamaya niyetim yok elbette. Yazıya başlarken de dur sonucu nereye gidecek diye başladım önerme gibi yazının sonu başından belli olur dedim nereye bağlayacağımı da bilmiyorum :)) Neyse agresiflik bana harbiden fazla zarar veren bir davranış. Bazen kendime ne kadar kızsam da özellikle yaptığım işte veya sevmediğim dialoglarda çok çabuk agresifleşiyorum. Agresifleştiğimde elbette öyle kırıp dökmüyorum veya en azından öyle sanı...

TFF 26 OCAK KONGRESİ

Resim
Bu olay üzerine dünya kadar şeyler söylendi edildi malumunuz. Kimisi ikiyüzlülük yaptı diye bağırdı , kimisi kulüp başkanını tehdit etti , kimisi adalet bekçilerine hürmet etti gibi iğrençlikler had sayhadaydı. Fakat o toplantıdan sonra aklımda kalan en büyük söz sevgili hocamdan geldi ; Yöneticilere ithafen : sizler gelecekte var olmayaksınız biz buralarda var olacaz. Bizim sermayemiz para değil,itibarımızdır bunu kaybetmeyelim. konuşmanın tamamı arada hatırlamak için ;

kamu spotu ve ali kaptan

Tanımlar ; Kamu Spotu : devletimizin bizi bilinçlendirmek amacı ile tvlerde dönen manalı yayınları. böyle sigorta,deprem,fakir okumak isteyen çocuklar falan temalı reklamlar işte. Ali Kaptan : Öyle bir zaman geçiriyor ki attığın vuruyor diye tespitlediğim dizi karakteri. Bugüne kadar 3-4 bölümüne şahit olduğum bu bölümlerde 1 tecavüz , 2 bebek , 1 adam öldürme , 1 gemi kazası yapabilen büyük insan, fenomen. Şimdi ne alaka diyenler için şöyle söyliyeyim ; şimdi sayın başbakanımızın bizden en fazla istediği şey nedir ;3 çocuk hatta bunu sınır koyan sayın başbakanımız, ayrıca Başbakanımızın hakimleri tecavüz konusunda 13 yaşında kızlara utanmasa hapis cezası verecek tecavüz edenin yerine. İşte cezalarda garip indirimler, bir taraftan neden hapishane de oldukları belli olmayan insanların yıllardır silivriden el sallamaları falan. Kıssadan hisse boşuna rtük diye bağırıp çağırmayın talep ettiğiniz aile bireyi için en muhteşem çizim ve yazımlardan birisi Ali Kaptan'dır. Şu diziden bir k...

İronik Adam

Resim
Hislerin gitgide köreldiği, göğüs kafesinin sınırları zorladığı bir akşamdan geriye kalan, anlamını uzun zaman önce yitirmiş bir tebessümün sahibi, ben. Elindeki kül olup bitmiş sigaraya aldırış etmeksizin, aklından geçenleri pervasızca yazıya döküyor olmasının verdiği hazla, orgazmın doruklarına ulaşmayı arzulayan bir beden. “Kronik tatminsizlik” teşhisi konmuş bir beden. Benliğini yitirmiş, tam anlamıyla kaybetmeye yüz tutmuş olmanın yanı sıra, bulunduğu duruma kontrast davranış sergileyen ego dalgalanmaları eşliğinde dans edercesine… Kelimesiz fikirlerle dolup taşan, birşeylerin devamlılığını sağlamaktan yorulmuş, bunalmış, solgun göz bebekleriyle sadece günü kurtarmaya çalışan, kime, ne yararı olabileceğini düşünmeye koyulmuş, sonraları sıkılmış, dağınık bir odadan farksız, içi boş bir beden. Mevsimi gelmediğinden henüz olgunlaşmamış bir meyve misali. Tatsız, anlamsız… Sol elinde, anlamsızlıktan çürümeye yüz tutmuş bir bedenin, başka bir bedende yarattığı göz...

bir futbolsevere yapılmış sistematik yıldırmanın tarihçesi

"bu yazı bir isyan yazısıdır ve biraz uzun bir yazıdır. Bunu düşünerek ve sonuna kadar okumaya karar verip,sabrettiyseniz buyrun , kolay gelsin, teşekkürler. " yıl 83 ben doğmuşum. bu kısımdan sonraki 5 yılı pas geçiyorum çünkü kronolojik sıralama futbol sevgisinin büyümesine dair notları içerir o yüzden asıl olay 88 yılında başlar. İlk izlediğim futbol maçını hatırlıyorum. Maç kimlerin arasında bilmiyorum ama bildiğim şey sarı kırmızı takımın maç sonunda durmadan sevindiği,bağırdığı,çağırdığı idi. 5 yaşında bir çocuk olarak hayatımda izlediğim ilk maçtı. Sarı kırmızı renkteki takımın sevinci beni de mutlu etmişti ve artık yavaştan tarafımı belirlemeye başlamıştım. İlk unutamadığım maç diye sorsalar ; o meşhur prekazinin böyle omuzları ile sevindiği meşhur monaco maçı vardır. O maçın tamamını izlemişimtim baştan sona hatta köy evimizde tıka basa doluydu muhtemelen köyde az insanda televizyon olduğundan dolayıdır veya babamın muhteşem evsahipliğinden bilemem ama o ufacık halim...

secrets

Resim
soundhound'un elle tutulur yanlarından, ya da fashion one güzel şeyler çalıyor arada:) cumartesi akşamı daha farklı düşünceler getirir genelde, ama hem havanın kapalı hem de yarınki günün pazar olmasına rağmen iş günü olmasının getirdiği farklılıklar var. hava kapalı demiştik, o zaman önce fashion one'ı sonra kendi havamızı açıyoruz.